Ctp, “yolsuzlukla mücadele stratejisi”ni paylaştı
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), “Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi”ni sivil toplum örgütleri ve basına tanıttı. Eziç Lefkoşa’da düzenlenen toplantıda, stratejinin ayrıntıları kamuoyuyla paylaşıldı.
Mesleki ve ekonomik örgütler ile sendika temsilcilerinin katıldığı toplantıda, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, CTP Milletvekilleri Fazilet Özdenefe ile Ürün Solyalı, Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars ve CTP Kontenjan Milletvekili adayı Emine Dizdarlı hazır bulundu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Mehmet Kale Kişi’nin ardından, Sıla Usar İncirli, Fazilet Özdenefe ve Ürün Solyalı hazırlanan çalışma hakkında sunumlar gerçekleştirdi. Sunumun ardından katılımcıların görüş ve önerilerinin dinlendiği basına kapalı bir oturum yapıldı.
Kişi: “Liyakatsiz ve kirli yönetim nedeniyle kötü zamanlar geçirdik”
CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, altı yıldır liyakatsiz ve kirli bir yönetim nedeniyle çok kötü zamanlar geçirildiğini, kurumların çürüdüğünü ve eğitimden sağlığa, tarımdan sanayiye kadar birçok alanda telafisi zor zararlar yaşandığını belirtti. Bu dönemin çok yakında sona ereceğini ifade eden Kişi, seçimlerden sonraki beş yıllık dönemin zorlukları olacağını ancak üstesinden gelebilmek için ciddi hazırlıklar yaptıklarını kaydetti. Toplumun tüm kesimleri, sivil toplum örgütleri ve akademisyenlerle beş farklı çalıştay düzenlendiğini aktaran Kişi, mali etki analizleri, atılması gereken adımlar ve stratejik planların titizlikle hazırlandığını söyledi.
İncirli: “Yolsuzlukla mücadele yeni yönetim anlayışımızın temel unsuru”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, konuşmasına Girne’deki gemi faciasının izlerinin hala sürdüğünü söyleyerek başladı ve kayıplarına ulaşma umutları zayıflayan ailelerin yanında olduklarını kaydetti. Yeni dönemde toplumun tüm kesimleriyle ortak akıl ve iş birliği içinde yönetim sergileyeceklerini belirten İncirli, “Yönetim ve iletişim anlayışlarımız, şeffaflık ve istişareye açık olacak” dedi.
Yolsuzlukla mücadele edilmeden ülkedeki sorunların neredeyse hiçbirinin çözülmesinin mümkün olmadığını ifade eden İncirli, yolsuzluğun sadece ekonomik değil, sosyal, ahlaki çöküşe ve devlet kurumlarının sarsılmasına yol açtığını söyledi. Son beş yılda hızlanan kötü gidişatın yolsuzlukla mücadele ile durdurulacağını kaydeden İncirli; ihalelerde iltimas, rüşvet iddiaları, izin ve ruhsat işlerinde ayrıcalıklar, arazi tahsislerinde usulsüzlükler, torpil ve liyakatsiz atamalar, kamu kaynaklarının israfı, sahte diploma olayları ve kayıt dışılığı sorunlara örnek gösterdi.
“Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi oluşturulacak”
Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun dönüşümüyle oluşturulacak yeni otoritenin siyasi iradeden bağımsız olacağını belirten İncirli, bu kurumun yolsuzluk iddialarını araştırma, önleme ve halkı bilinçlendirme işlevlerini yürüteceğini söyledi. Otoritenin başkanının Meclis tarafından 7 yıllık tek bir dönem için seçileceğini ve yeniden atama söz konusu olmayacağını dile getiren İncirli, yolsuzluğa bulaşan hiç kimsenin dokunulmaz olmayacağını vurguladı. Kendileri dahil tüm yönetim kademelerindeki mali ve idari yetkisi olan siyasiler ile atamaların çok yakın denetimde olacağını kaydetti.
Özdenefe: “Yolsuzlukla mücadele stratejisi bütünlüklü bir yapı”
Sunumun bir kısmını gerçekleştiren CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe, stratejinin sistemi soruşturan, yolsuzluğu önleyen, ortaya çıkaran ve kamu güvenini yeniden tesis eden bütünlüklü bir yapı olduğunu belirtti. Stratejinin uzmanlarla, gerçekçi, uygulanabilir ve uluslararası standartlara dayalı olarak hazırlandığını söyleyen Özdenefe, 7 Aralık’tan itibaren uygulanmaya başlanacak bir yol haritasının planlandığını ve yasa taslaklarının hazır olduğunu ifade etti.
Solyalı: “Temel hedef iyi ve dürüst yönetim”
Sunumun diğer kısmını gerçekleştiren CTP Milletvekili Ürün Solyalı ise asıl hedeflerinin iyi ve dürüst bir yönetim olduğunu, ancak bu mücadelenin sadece kişilere değil, sistemi değiştiren bir formülle yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Kamu zararını geri almanın önemine değinen Solyalı, “Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi” gibi uluslararası anlaşmaların iç hukuk haline getirilerek yol haritasının dünyayla uyumlu olacağını belirtti.


